Blog Listem

10 Ocak 2012 Salı

Bal ve Tarçın Her Derde Deva…

Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği saptandı. Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde balı çok etkili bir ilaç olarak kabul ediyor.Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanıldı. Bal hertürlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir. Bugünün tıp ilmi,balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir. Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 OCAK 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır. ARTRİT Bir kısım Balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz Tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz. Artritli hastalar, bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık Bal ve bir çay kaşığı toz Tarçını eritip sabah ,akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler.Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada ;kahvaltıdan önce Bir yemek kaşığı Bal ve ½ çay kaşığı toz Tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemiyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ Hergün kullanılan Bal ve Tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virus saldırılarına karşı korur.Araştırmacılara göre Bal,birçok Vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir.Balın düzenli kullanılması, Akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve viruslarla savaşan, korpuskülleri de kuvvetlendirir. DİŞ AĞRISI Bir kaşık toz Tarçın ve 5 tatlı kaşığı Bal karışımı ağrıyan dişe tatbil edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir. HAZIMSIZLIK ve GRİP Toz Tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önlerİspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır. İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI İki kaşık toz Tarçın, bir tatlı kaşığı Bal, ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir. KANSER Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada ,mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık Tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar. KALP HASTALIKLARI Bal ve Tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır. Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir. KISIRLIK Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır. Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir. Çin,Japon ve uzakdoğu ülkelerinde ,gebe kalamıyan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlar. Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir bir sakız üzerine koyup çığnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır. Amerika Meryland’da evli bir çiftin 14 yıldır çocuğu olmamış ve ümitlerini de kaybetmişlerdir. Bu uygulamalar kendilerine anlatılmış ve yukarıda belirtilen kürün uygulamasına başlandıktan birkaç ay sonra ikiz çocuklarının olacağı tesbit edilmiştir. KOLESTEROL İki kaşık Bal, Üç tatlı kaşığı Toz Tarçın, 450 gr.demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları için uygulanabilir. Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir. MİDE AĞRILARI Bal ve Tarçın kürlerinin ,mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır. GAZ Hindistan ve Japonyada yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir. SAÇ DÖKÜLMESİ Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal,bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilacesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve taklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır. 5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir. SİVİLCELER VE DERİ 3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır. Egzama,mantar ve diğer deri infeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır. SOĞUK ALGINLIĞI Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz Tarçın günde üç defa yenir.Bu uygulama birçok kronik öksürük,soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir. YAŞLILIK Bal ve Tarçınla hazırlanan çay, düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler. 4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri,taze ve yumşak tutar, yıpranmasını durdurur. YORGUNLUK Araştırmayı yapan Dr.MİLTON, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının hergün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tesbit etmiştir ZAYIFLAMA Bir bardak su içerisine eşit miktarda Bal ve Tarçın konup kaynatılır. Hergün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir. Düzenli uygulanırsa kilo verilir.Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde ,yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.

İnsan beyni 45'inde 'çöküş dönemine giriyor'

Yeni bir araştırma insanlarda hafıza ve diğer beyinsel işlevlerin 40'lı yaşların ortasında gerilemeye başladığını ortaya koydu. Ayrıntıları British Medical Journal'da (İngiliz Tıp Dergisi) yayımlanan araştırma sonuçları, beyin faaliyetinin sanılandan çok daha erken yaşta formdan düşmeye başladığına işaret ediyor.
University College of London'dan doktorlar, on yıllık bir süre zarfında yaşları 45 ile 70 arasında değişen 7 bin İngiliz memurun zihinsel yeteneklerini inceledi. Doktor ekibi, yaşları 45 ile 49 arasında değişen kesimin hafıza, idrak ve akıl yürütme yetisinde yüzde 3'ün üzerinde bir gerilemenin gayet açık ve net biçimde görüldüğünü söylüyor. Bundan önceki araştırmalar zihinsel faaliyetlerde düşüşün 60'lı yaşlara kadar başlamadığına işaret ediyordu. Alzheimer Derneği, beyindeki değişimin hangi evrede ve nasıl gerçekleştiğini daha iyi anlamanın bunama tedavisine büyük katkı sağlayacağını söylüyor. 1997'den 2007 yılına kadar süren araştırmada 5 binin üzerinde erkek ve 2 bini aşkın kadın memura hafıza, kelime haznesi, işitsel ve görsel yetenekleri konusunda testler uygulandı. Araştırma, deneklerin eğitim seviyesi arasındaki farkı dikkate almadı. Doktorlar, yaş ilerledikçe kelime haznesi haricinde diğer bütün beyinsel faaliyetlerde gerileme gözlendiğini söylüyor. 65 ile 70 yaş arasındaki erkeklerin akıl yürütme yeteneği yüzde 9.6 oranında gerilerken, aynı yaş grubundaki kadınlarda bu oran yüzde 7.4 olarak belirlendi. 45 ile 49 yaş arasında ise hem erkek hem de kadın deneklerin beyin gücü yüzde 3.6 olarak aynı seviyede düşüş gösteriyor. Araştırmanın başkanı Profesör Archana Singh-Manoux, elde ettikleri bulguların bunamanın, beyinde 20-30 yıla yayılan bir çöküşün sonucu olduğunu gösterdiğini söylüyor.

Her insan bir cevherdir,islendiginde mucevher olur..Mevlana

Her insan bir cevherdir,islendiginde mucevher olur..Mevlana

5 Ocak 2012 Perşembe

ODANIZI RENKLENDİRMENİN 5 YOLU !

ODANIZI RENKLENDİRMENİN 5 YOLU ! Odanız fazla dar veya geniş mi? Gözü yanıltmak ve bu problemi çözmek için yollar mı arıyorsunuz? O zaman size özel hazırlanmış, renk seçiminizde yardımcı olabilecek yüzde yüz garantili teknikleri kaçırmayın Boya seçimlerinizi arzu ettiğiniz gibi değiştirebilir, hayalinizdeki renklerle eşyalarınızı ve duvar renklerinizi uyum içersine sokabilirsiniz. Eğer karar vermekte zorluk çekiyorsanız kusursuz bir duvar rengine kavuşmanın 10 pratik yolunu okumanızı tavsiye ederiz. İşte kusursuz duvar rengi için 10 pratik ipucu; 1. Renklerin farklı tonlarını kullanarak daha ilgi çekici bir ortam yaratın. Sadece uçuk renkler kullanırsanız renkler zayıf ve sıradan kalır, sırf orta tonlar kullanırsanız monoton olur ve eğer sadece koyu tonlarla boyarsanız içerisi çok karanlık ve iç karartıcı olacaktır. Kombinasyonlar sayesinde dinamik ve dinlendirici bir dekora sahip olabilirsiniz. 2. Her bir odayı farklı renklere boyarken, odalar arasındaki alanları; mesela koridor, merdivenler ya da hol gibi yerleri biraz daha açık renklerle boyayıp yumuşak bir geçiş sağlayın. 3. Eviniz için bir renk belirleyip her odada o renkten bir parça kullanın. Bu renk bir odaya hâkim olabilir, bir diğerinde ikinci planda kalabilir, hatta bir tanesinde sadece aksesuarlarda kullanabilirsiniz. Bu teknik evinizde güzel bir uyum yaratacaktır. 4. Açık renkler odayı daha geniş ve havadar gösterir. Ayrıca daha aydınlık bir mekân yaratmanızı sağlar. Koyu renkler ise daha sofistike ve sıcak bir etki yaratarak daha samimi bir ortam sağlar. 5. Eğer koyu ve yoğun renkli duvarlar istiyorsanız son katını astar renge aynı rengi katarak boyayın. 6. Duvarlardaki veya tavandaki mimari hataları nötr renkler kullanarak kamufle edebilirsiniz. 7. Duvar rengini tavana kadar devam ettirerek odayı daha yüksek tavanlı gösterebilirsiniz. Eğer tavanda ya da yerde kartonpiyer varsa aynı renge boyayın. Eğer bir odada açık bir renk kullanırsanız tavanın olduğundan daha yüksek gözükeceğini unutmayın. 8. Yüksek tavanlı bir odayı biraz daha alçak göstermek istiyorsanız duvar boyasını tavana gelmeden 15 santim kadar aşağıda bırakın. Tavanı koyu bir renge boyayarak da aynı etkiyi yaratabilirsiniz. 9. Uzun ince bir odayı daha geniş göstermek için kısa duvarları daha koyu bir renge uzun duvarları daha açık bir renge boyayabilirsiniz. 10. Odayı daha orantılı bir şekle sokmak için duvar renginin bir parçasını tavan için ayırdığınız beyaz boyaya katabilirsiniz. Odaları renkle birleştirmenin 5 yolu Evinizdeki her bir odanın eşyalarla ve duvar renkleriyle bir uyum içersinde olmasını mı istiyorsunuz? O zaman odalarınızı renkle birleştirmenin 5 yolunu okuyup uygulamanın tam zamanı… Mobilyalarınızın renklerini son derece canlı bir biçimde ortaya koymak istiyorsanız eğer zarif bir sarıya boyanmış duvarlar sizin için bir çözüm yolu olabilir. Peki evinizdeki renkler birbirileriyle uyumlu mu? Eğer uyumlu olmadığını düşünüyorsanız, bunda bir terslik olmalı. Bu durumu düzeltmek için size evinizde renk uyumunu sağlayabileceğiniz 5 adımı sunuyoruz. 1) Giriş Eğer odalarınızın hepsi koridora açılıyorsa ve kendi aralarında kapılarla birbirilerine bağlı değillerse, onların renklerini uyumlu yapmaya çalışmak çok önemsiz gelebilir. Fakat iç içe, bir odadan diğerinin görülebildiği planlarda renk ilişkileri evin bütününü etkileyeceği için çok daha uyumlu olmak zorundadır. Yan yana sıralanmış odalarda birbiriyle alakasız renkler kullanmak bir evi uyumsuz ve ahenksiz bir hale getirir. Hâlbuki birbirini tamamlayan renklerle boyanmış odalar göze çok daha yumuşak bir etki verir. * Bir akış yaratmak: Her odanın aynı hole açıldığı ya da odaların birbirinin içinde olduğu bir ev planında uyumlu ve alakalı renkler seçmek çok daha önemlidir. Bu durumda, uymanız gereken en önemli kural bu ahengi yaratırken her odanın kendine has farklı karakterini koruyarak renk seçimi yapmaktır. * Bir çizgi belirleyin: Tüm evde devam edecek bir tema belirleyin ve seçtiğiniz rengin her bir odaya ayrı bir kişilik kazandırması için onu değişik şekillerde kullanın. * En sevdiğinizi seçin: Birçok rengi eşit derecede seviyor olsanız da bir renk tonu belirleyerek odadan odaya ahenkli bir geçiş yapabilirsiniz. Bu birleştirici etkiyi yaratmanın en kolay yolu ahşapları aynı renge ya da tona boyamaktır (Pencere çerçeveleri, süpürgelikler, kartonpiyerler gibi). Bu bağı çok daha yumuşak bir şekilde; mesela kumaşlar, perdeler, masa ve yatak örtülerinin uyumuyla da yaratabilirsiniz. Aynı devamlılık duygusunu tüm ev boyunca sade 2 ila 3 renk kullanarak da yaratabilirsiniz. Her bir renk değişik oranlarda ve değişik yoğunluklarda kullanılırsa çok daha etkili olur. 2) Farklı renkleri birlikte kullanın Yeni evlerde genelde hem fiziksel hem de görsel açıdan birleşen, sadece kısmi bir duvarla ayrılan mutfaklar ve büyük odalar bulunuyor. Her bir bölümü farklı bir renge boyamak için kısmi duvarı bölüm çizgisi gibi düşünün. Aynı fon rengini tüm alanda kullanarak iki alanı birleştirin ve her alanın rengini bir diğerine geçirerek bu bağlantıyı vurgulayın. Daha yumuşak bir geçiş için, birbirine çok benzeyen ve aynı tonda iki renk seçin. 3) Yer Döşemesi Hakkında Birbirine bitişik odaları çok zıt renklere boyarsanız, halılar, perdeler ve döşemelerde bu renkleri karışık kullanıp iki odayı birbirine ahenkli hale getirebilirsiniz. Duvar ve kilimlerdeki renk tonları birbirine uyumlu olmaları gerekmez, birisi daha koyu veya daha açıksa uyumlu bir görüntü vereceklerdir. 4) Beyaz süpürgelikler ile uyum sağlayın Duvar renkleri soğuk da olsa sıcak da olsa, beyaz renkte yapılmış ahşap süpürgelikler bir odaya istenilen havadarlığı ve ışığı verecektir. Evin tamamındaki süpürgelikleri bembeyaza boyamak uyum ve ahenk konusunda yapacağınız en hatasız hareket olur. Beyazın birçok tonu vardır. O yüzden duvar renklerini seçtikten sonra o renklerle en uyumlu beyaz tonu belirleyin. Krema beyazı daha koyu tonlarla uyum sağlar ve açık tonlarla da ahenkli bir örüntü yaratabilir. Evinizi için bir renk şeması hazırlarken, yaratmak istediğiniz modu en baştan belirlemeniz gerekmektedir. Evin bir bölümünü küçük de olsa duvar kâğıdı ile kaplayıp diğer renklerle uyumlu bir görüntü elde edebilirsiniz. Beyaz süpürgelikler, her odayı birbirine bağlayıcı bir özellik taşır ve evinizin duvarlarında devam ettiği sürece son derece ahenkli bir etki yaratır. * Kısıtlı bir renk paleti kullanım: Açıkça çizilmiş ev veya daire planları, mimarların ve iç mimarların ev dekorasyonunda daha sağlıklı kararlar almalarına yarar. Bu şekilde renk oyunlarıyla her türlü alanı daha küçük veya daha büyük gösterme şansına sahiptirler. Bu demektir ki daha büyük bir ev istiyorsanız her yeri aynı renge boyamak zorunda değilsiniz. Birbirine yakışan iki veya üç renk seçerek çeşitli odalar ve alanlarda kendilerine has bir karakter yaratabilirsiniz. Bu seçtiğiniz renkleri az ya da çok her odada bir miktar kullanırsanız çok daha uyumlu bir görünüm elde edersiniz. * Deneyin ve Tekrar Deneyin: Doğru rengi ve tonu bulmak boya dükkânına birkaç kere gidip gelmenize sebep olabilir. Odalar arasındaki birleştirici duvarları eşit yoğunlukta boyamanız yakalamak istediğiniz denge açısından önemlidir. Döşemelik kumaşlara gelince, kilimler, aksesuarlar ve diğer dekorasyon malzemelerini istediğiniz çeşitte ve renkte seçebilirsiniz. 5) Işıkla oynayın Bu bir gerçektir ki ışık bir odanın görünüşünü tek başına değiştirebilen bir etkendir. Aynı tondaki sarı boyayı alıp iki ayrı odaya uygulayın. Biri az miktarda doğal ışık alıyor olsun, diğerinin içi güneş ışığıyla dolu olsun. Alın size iki çok farklı tonda sarı… * Değişik bir hava için etkiyi abartın: Bir devamlılık hissi yakalamak ve her odada değişik bir hava yaratabilmek istiyorsanız eğer bu etkiyi abartmalısınız. Birbirine çok yakın iki renk seçin ve açık olanı en güneşli odaya uygulayın. Bu sayede tüm gün güneş ışığından faydalanırsınız. Bu yöntem L şeklindeki salonlara da son derece güzel uygulanabilir. Duvarlarınızı boyaya hazırlayın Duvarlarınızın yeni bir görünüme sahip olmasını ister misiniz? Peki evinizin duvarları boyanmaya hazır mı? Eğer boyama öncesi nelerin yapılacağını bilmiyorsanız, size yardımcı olacak bu yazıyı okumadan geçmeyin Mutlaka boyama öncesi işleri yaptırabileceğiniz deneyimli ustalarla çalışılmalı ki daha sonra kendi başınıza boya yapmanız daha da kolaylaşsın. Eğer kafanızda belirlediğiniz bir tasarruf planınız varsa o zaman bu işe gönüllü arkadaşlarınızdan yardım istemekten kaçınmayın. Hazırlık aşaması (vakit alan kazıma, zımparalama ve delik doldurma işlemleri gibi) boyanın en kötü taraflarıdır. Fakat bu külfetli iş aynı zamanda çok önemlidir çünkü bunun sayesinde eviniz ve boya badananız çok daha güzel görünür. Boyanacak yüzeylerde yapılan kötü bir tamirat boyanız ne kadar kaliteli de olsa evinizin duvarlarının kötü görünmesine neden olur. Boyaya başlamadan önce bilmeniz gereken bilgiler • Proje: Orta ölçekli bir ev • Tahmini süre: Yapılacak işlere göre değişir • Başlangıç İpuçları: Başlamadan önce, mobilyaları ve yerleri gazete kâğıtları ile ve kumaşlarla kaplayın. Duvarlardaki fiş ve priz girişlerini, ışık düğmelerini lekelenmeyecek bir şekilde bant ile kaplayın. • Güvenlik İpuçları: Gözlerinize zarar vermemek için zımparalama ve kazıma işlemleri sırasında iş gözlükleri takın. • Öneri: Kendiniz Yapın Boyama öncesinde size lazım olabilecek aletler ve materyaller Kumaş parçaları ve gazete kağıtları, tornavida, kaplama bandı, iş gözlükleri, iş eldivenleri, lastik eldivenler, kova, sabun, su, sünger, ağartıcı ve amonyaksız deterjan, fener, boya kazıyıcı, maket bıçağı, sıva, spatula, zımpara, 120’lik zımpara kağıdı, boya fırçaları, inceltici veya ihtiyaca göre leke çıkartıcı, tiner, ihtiyaca göre ısı tabancası… Duvar yüzeylerini boyaya hazır hale getirmenin yolları 1) Temizleme: İlk adım olarak duvarların üzerine yapışmış olan tozları temizlemek ile işe başlamalısınız. Bu işlemi elektrik süpürgesi ile de gerçekleştirebilirsiniz. Sonra ıslak ve sabunlu bir bez yardımıyla duvarlarınızı silin. Özellikle banyo ve mutfak duvarları için bu adımı mutlaka gerçekleştirilmelidir. Gitmeyen gri yeşil küf izleri varsa eğer amonyaksız deterjana dörtte bir oranında ağartıcı katarak bir solüsyon elde edebilirsiniz. Duvarda 15 dakika beklettiğiniz solüsyonu temiz ıslak bir bez yardımıyla temizlediğinizde başarılı bir iş çıkartmış olursunuz. Bu işlemi gerçekleştirirken yerleri gazete kâğıdıyla veya kumaşlarla kaplayıp zemini korumayı unutmayın. 2) Yüzeyleri düzleştirme: Boya, duvar yüzeyindeki hataları gizleyemez ve hatta girinti ve çıkıntıları belirginleştirerek daha da görünür hale getirir. Bu gibi sürprizlerle karşılaşmamak için boyaya başlamadan önce kuvvetli bir ışık yardımıyla duvarınızı iyice inceleyin. Eski boyanın üzerinde meydana gelmiş kabarmaları bir maket bıçağı yardımıyla çıkartın ve bu boşluğu sıva ile düzeltin. Büyük boşlukları sıvamak için spatula kullanın. Bir kez kalın sürmek yerine birkaç kat ince katmanlar halinde sıvamayı deneyin. Yaptığınız bu yamaların daha pürüzsüz bir şekilde olmasını istiyorsanız eğer elektrikli bir zımpara veya zımpara kağıdı kullanabilirsiniz. 3) Lekeleri kapamak: Duvarlarınız leke içindeyse eğer bir deterjan yardımıyla kolaylıkla çıkarabilirsiniz. Eğer leke kuvvetliyse ağartıcı ile de sorunu çözebilirsiniz. 4) Astarlama: Tamir ettiğiniz tüm alanları astarlayın. Bu işlemi yaparken kullandığınız astar boyasının üzerinde yazan talimatlara harfiyen uyun. Bazı yüzeylerde - mesela boyanmamış ahşap - her çeşit astarı kullanamazsınız. Bu işlemde hata yapmanız boyanızın kabarmasına veya dökülmesine neden olabilir. Yakın zamanlarda boyanmış duvarlar ve tavanlar eğer çok radikal bir renk değişimi yapmayacaksanız ve duvarlarınız lekelerle kaplı değil ise astar istemez. Fakat eğer macun ile kapadıysanız, macun ve duvarın boyayı değişik hızda ve şekilde emeceğini unutmayın. Her ne kadar genelde iki kat astar yapsanız da daha ucuz bir astar boyası kullanmanızda fayda var. Belki bu astarı duvarı boyayacağınız renkle çok az karıştırabilirsiniz. 5) Süpürgelikleri hazırlamak: Boyanın eski süpürgelikler ile düzgün yapışması için gerekli yerleri hafif bir zımpara ile düzeltin. Minik hataları ve fazla boya gelen yerleri de zımparalamanız gerekebilir. Eğer gerekirse, eski süpürgeliği sökün ve altında kalan kısmı da boyayın. Eğer 1970’lerden beri hiç sökülmediyse, altta kalan boyada insan sağlığına zarar verecek miktarda kurşun olabilir. Dikkatli olun. Süpürgelikteki boya nasıl çıkartılır? Bir ısı tabancası yardımıyla süpürgelikteki boyayı kademe kademe ısıtıp kazıyın. Küçük alanlara bölerek çalışın ve ısı tabancasını devamlı aynı yönde tutmayın. Bu şekilde süpürgeliklerdeki boyaları çıkartabilirsiniz. Kaynak: Sabah

Bu virüsler nereye giderseniz orada!

Bu virüsler nereye giderseniz orada!
1/4/2012

Zararlı yazılımlar bu yıl mobil cihazları hedef alacak
BİLİŞİM güvenliği şirketi ESET uzmanları, bilgisayarlara yönelik 2012 yılının tehditleri ile ilgili öngörülerini paylaştılar. Buna göre bu yıl zararlı yazılımlar en çok mobil aygıtları hedef alacak.

Akıllı telefonlar ve tabletlerde kullanılan Android sisteminin pazar payının gelişmesi, bu platformu hacker'lerin öncelikli hedefi haline getirecek. 2012 yılının önemli gelişmelerinden biri de hacker'lerin dağıtım yöntemlerindeki değişiklikler olacak. Virüs dağıtımında kullanılan e-posta, anında mesajlaşma, USB bellek gibi geleneksel kanalların yerini sosyal ağlarda kullanılan sosyal mühendislik teknikleri alacak.


Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Mucize Yağ Zeytinyağı !

Tıp uzmanları tarafından sürekli olarak, düzenli zeytinyağı tüketiminin kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini azalttığı önerilir. Zeytinyağının dahili faydaları yanı sıra, harici uygulamalar da doğal sağlık tedavilerinin meraklıları arasında oldukça popülerdir. Cildi nemlendirmek için natürel sızma zeytinyağı tercih edilir. Doğrulanmış en uzun ömür rekorunu elinde tutan Jeanne Calment ( 122 yaş ) uzun ömrünü ve göreceli genç görünüşünü, tüm yemeklerine döktüğü ve cildine sürdüğü zeytinyağına bağladığı söylenir. Düzenli olarak tüketildiğinde, zeytinyağı * Kandaki kolesterol oranını dengeler, * İçerdiği beta-kolesterol maddesiyle bağışıklık sistemini güçlendirir, * Böbreklerin çalışmasını sağlar, * Mide ve bağırsaklarda sindirim sürecini destekler. * Kan basıncını dengede tutar, ensülin direncini engeller ve kandaki glikozun daha iyi kontrol edilmesini sağlar, * Kolon ve prostat kanserlerinin oluşumunu önler, * Osteoporozla mücadelede yardımcı olur, * Anti-oksidan bileşenleri sayesinde hücrelerin yaşlanmasını geciktirir, * İçerdiği linoleik asit sayesinde bebeklerde zekanın gelişmesini olumlu etkiler, * Hamilelik sırasında hormon dengesini korumaya yardımcı olur, * Hücre yenileyici özellikleriyle cildi korur ve besler.

KIZ KULESI

INTERNET BANKACILIGI DIKKAT EDILMESI GEREKENLER-2

Genel

- İşletim sisteminizi düzenli olarak güncelleyin. Böylece güvenlik açıklarının oluşmasını önlersiniz.
- Her zaman tarayıcınızın en güncel sürümünü kullanın.
- Mutlaka bir antivirüs yazılımı kullanın ve bu yazılımı düzenli olarak güncelleyin (otomatik güncelleme seçeneğini tavsiye ediyoruz).
- Sisteminize bir güvenlik duvarı kurun ve etkinleştirin.
- İnternet şubesine giriş yaparken kullandığınız kullanıcı adı, şifre veya parola gibi bilgileri bilgisayarınızda kayıtlı tutmayın, ezberleyin.
- Sadece güvenilir kaynaklardan temin ettiğiniz yazılımları kullanın.
- İnternet bankacılığı işlemleri sırasında bilgisayarınızdaki diğer bütün programları kapatın. Bu süre zarfında chat ve sörf yapmayın, dosya indirmeyin.
- Güvenli bir parola seçin. Parolanız en az altı haneli olmalı ve bir kelime oluşturmayacak harf, sayı ve işaretlerden oluşmalı.
- Bankanızın acil durum telefonunu not edin. Böylece mesai saatleri dışında oluşacak bir tehlikede de bankanızla iletişim kurabilirsiniz.
- Düzenli olarak (en az ayda bir) hesap hareketlerinizi ve bakiyenizi gözden geçirin. Şüpheli işlemleri derhal bankanıza bildirin.

Oturum açarken

- Önce açık olan tüm tarayıcı pencerelerini kapatın. Daha sonra yeni bir pencere açarak inernet şubesine bağlanabilirsiniz.
- Bankanın adresini adres satırına elinizle yazın, herhangi bir bağlantıya (linke) tıklamayın.
- Site adresinin "https" ile başladığından emin olun.
- Tarayıcı penceresinin alt kısmında kilit işareti gözükmeli ve mutlaka kapalı olmalı.
- İnternet sitesinin güvenlik sertifikası olup olmadığını kontrol edin.

Oturum açtıktan sonra

- Bankacılık işlemleri sırasında başka bir tarayıcı penceresi açmayın.
- Karşınıza herhangi bir hata mesajı çıkarsa, derhal sistemden çıkın. Daha sonra tekrar bağlanın.

Oturumu kapattıktan sonra

- İnternet bankacılığı sisteminden "Çıkış" veya "Logout" bağlantısına tıklayarak çıkın.
- Tarayıcınızın belleğini ve geçiçi klasörü boşaltın.
- Tarayıcı penceresini tamamen kapatın.

Kesinlikle yapmamanız gerekenler

Saldırganların başarılı olabilmeleri, bilgisayarınıza herhangi bir şekilde sızabilmelerine bağlı. Siz internette sörf yaparken, e-postalardan veya harici kaynaklardan (USB bellek) bilgisayarınıza veri indirirken sisteminize sızabilirler.

Saldırganların hedefi haline gelmemek için aşağıda listelenen risklerden kesinlikle uzak durmalısınız:

- Asla, telefon veya e-posta üzerinden banka hesaplarınıza ve kredi kartlarınıza ait bilgileri paylaşamayın. Hiçbir ciddi banka sizden böyle bir talepte bulunmaz.

- İnternetteki göz boyayıcı program paketi tekliflerinden sakının. Bunların çoğu vaat ettikleri fonksiyonlara sahip olmadıkları gibi virüs, solucan ve truva atı gibi zararlıları içlerinde gizliyorlar.

- Bankanızdan bir e-posta aldığınızda normalden daha fazla şüpheci olmalısınız. Tabii bu, gelen her e-postanın dolandırma amaçlı olduğu anlamına gelmiyor. Son zamanlarda bankalar çok fazla reklam içerikli e-posta da gönderebiliyorlar.

- İnternet bankacılığı işlemlerinizi asla bilmediğiniz yabancı bir bilgisayarda ya da internet kafelerde yapmayın.

- Gelen e-postalarda, "internet bankacılığı güvenlik güncellemesi" yapmanız isteniyorsa, kesinlikle inanmayın. Bankalar güvenlik güncellemelerini e-posta üzerinden talep etmezler. Eğer bir güncelleme varsa bu bankanın anasayfasından duyurulacaktır. Düzenli olarak internet bankacılığı anasayfasını kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

- Tarayıcı penceresinin alt kısmında "kapalı kilit" simgesi yoksa, bankacılık işlemlerini yapmayın ve sistemden hemen çıkın. Çünkü kilit işareti, bağlantının şifrelenmiş olduğunu belirtir ve internet bankacılığında her zaman şifrelenmiş bağlantı kullanılır.

Olanlardan siz de sorumlu musunuz?

Olta saldırıları internet ortamında uzun zamandır gündemde olsa da, bu tür vakalarda mahkemeler tarafından suçun nasıl dağıtıldığı henüz kesinlik kazanmadı. Kredi kartı kullanım sözleşmelerine bakıldığında, kart sahibinin ihmali sonucunda kart şifresinin üçüncü sahıslara verilmesi durumlarında kart sahibi sorumluluk taşıyor.

Olta saldırılarında gerçek anlamda bir ihmal olup olmadığı tartışılır. Çünkü kullanıcı farkında bile olmadan dolandırıcılar tarafından bilgisayarına yüklenen zararlı bir programdan etkileniyor, bu program üzerinden sahte sitelerin IP adreslerine yönlendiriliyor ve bu sayede bilgiler çalınabiliyor. Böyle bir durumda tamamen kullanıcı hatasından söz etmek imkansız.

Kaynak: ntvmsnbc.com

İNTERNET BANKACILIĞINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR !

İNTERNET BANKACILIĞINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR !

İnternet üzerinden hesap bakiyesini sorgulamak veya havale yapmak gibi parasal işlemler sanıldığı kadar güvenli mi? İnternet bankacılığındaki güvenlik sorunlarını ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini araştırdık.

Bankacılık işlemlerini internet üzerinden gerçekleştirmek çoğu insan için artık çok doğal. Bunu desteklemek için finans kurumları ve bankalar kullanıcılarına birçok kolaylık sağlıyor. İnsanlar internet bankacılığı hizmetinden yararlandıklarında bankaya kadar yorulmak, park yeri aramak gibi dertleden kurtuluyorlar. Sadece çok özel durumlarda şubeye bizzat gitmek gerekebiliyor ki bu çok nadir rastlanan bir durum. Türkiye'de internet bankacılığı şu an için Avrupa'daki kadar yaygın değil ama sürekli bir gelişim içinde. Avrupa ülkelerinde nüfusun dörtte üçü bankacılık işlemlerini internet üzerinden yürütürken, Türkiye'de bu oran çok daha az.

Tabii internet bankacılığı ve internet üzerinden alışveriş gibi kavramlar her geçen gün daha da yaygınlaşınca, güvenlik konusu önem kazanmaya başladı. Bunun nedeni, gazete ve televizyonlarda sıklıkla gördüğümüz internet üzerinden yapılan soygun haberleri. Bilgisayar korsanlarının kurbanların banka hesaplarına sızıp onları soyup soğana çevirdikleri soygun vakalarında ön plana çıkan fikir internet bankacılığının güvensizliği. Akla, "Kullanıcılar hiç mi risk oluşturmuyor?" sorusu gelebilir.

Sorunun cevabı: Kullanıcılar zaten çok az olan güvenlik kurallarına uymadıkça, risk faktörü inanılmaz boyutlara ulaşabiliyor.

Güvenlik için neler yapabilirsiniz?

Son yıllarda çoğu banka, internet bankacılık sistemlerini daha güvenli hale getirebilmek için çalışıyorlar ve bunları reklamlarında da belitiyorlar. Şifrematik uygulamaları, güvenlik resimleri ve sadece sanal klavye ile girilebilen parolalar gibi yöntemlerle davetsiz misafirlerin banka hesaplarına sızmasının önüne geçilmeye çalışılıyor; en azından teoride amaçlanan bu. Pratikteyse durum biraz farklı: Banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, internet bankacılığında da kullanıcılar dikkatsiz davrandıkları sürece çok güvenli olduğu düşünülen bankacılık sistemi bile işe yaramayacaktır.

Almanya'da yapılan bir araştırma çok ilginç sonuçları ortaya çıkartmış: Bankacılık işlemlerini internet üzerinden gerçekleştiren kullanıcıların çoğunun bilgisayarı donanımsal olarak en güncel durumdayken, güvenlik konusuna yeterince önem verilmiyor. Saldırılara maruz kalmamak için, antivirüs yazılımları kesinlikle düzenli olarak güncellenmeli. Bankanızın web adresi, kesinlikle "Sık kullanılanlar" klasöründe yer almamalı, adresi her seferinde adres satırına yazmalısınız. Ayrıca her bankacılık işlemi öncesinde adres satırına bakarak adresin "https" ile başladığından emin olmalısınız.

İnternet bankacılığına ilk girişi yaptığınız şifreyi, güvenlik açısından mutlaka değiştirmeniz gerekiyor. Yeni şifreyi kolay tahmin edilebilecek kelimelerden, örneğin çocuğunuzun adı veya doğum tarihinizden oluşturmamaya özen göstermelisiniz. Bunların dışında, internet bankacılığı sistemine girmeden önce bilgisayarınızdaki tüm programları ve tarayıcı pencerelerini kapatmanız güvenliği artıracaktır.

Güvenlik açısından en büyük riski, halka açık yerlerden, örneğin internet cafe veya kütüphanlerden yapılan bankacılık işlemleri taşır. Çünkü bankanın sitesinde yaptığınız her işlemde arkanızda dijital izler bırakırsınız ve bu izler saldırganların işine yarayabilecek çok değerli bilgileri içerir. İnternet şubesinde yaptığınız işlemler bittiğinde, mutlaka oturumu kapatmalısınız. Çünkü oturum sırasında oluşan geçici verileri azaltmanın tek yolu budur.

Hiçbir şeye güvenmeyin!

Modern dolandırıcılar sadece internetle sınırlı kalmıyor. Dolandırıcılar sanki bankacılık işlemlerini yürüttüğünüz bankanın bir çalışanıymış gibi sizi telefonla arayıp kişisel bilgilerinizi ele geçirmeye çalışabiliyor.

Olta (Phishing) saldırıları (Phishing kelimesi "Password" ve "fishing" kelimelerinin türetilmesinden doğmuş) genellikle size gönderilen e-postalardan güya bankanın bilgi işlem departmanına olan bir sahte bağlantı üzerinden yapılır. Beklenen bu bağlantıya tıklamanız ve bütün kişisel bilgilerinizi ortaya dökmenizdir. "Lütfen internet bankacılığı hesap bilgilerinizi güncelleyiniz" gibi isteklerle kurbanlar hileli sayfalara çekiliyor. Olta e-postalar alıcıda ciddi bir etki yaratabilmesi için çok ustaca hazırlanıyor.

Sizi oltaya getirmeye çalışan dolandırıcılar her geçen gün kendilerini daha da geliştiriyorlar. Kişisel banka bilgilerinizi çalabilmek için, bankaların web adreslerine benzer adresleri kullanıyorlar ve yolladıkları e-postalarda sanki bankada çalışan biriymiş gibi sahte isimleri tercih ediyorlar. Olta e-postalarındaki bağlantılar, genellikle yurtdışında bir sunucuya ulaşıyor. Çünkü özellikle gelişmemiş ülkelerdeki sunucular üzerinden bir suçun takibini yapmak neredeyse olanaksız.

Olta mafyasının becerileri sadece bunlarla da sınırlı değil. Dolandırıcılar yeni buldukları bir yolla amaçlarına daha kolay ulaşıyorlar. "Pencere ile oltacılık" adı verilen yeni yöntemde, dolandırıcılar yeni sayfada açılan web sitelerinin içerikleri ile oynuyorlar. Eğer bir olta e-postasında yer alan ve tıklamanız için özenle hazırlanmış bağlantıya tıklarsanız, bu web sitesi gizli bir şekilde arka planda yükleniyor, siz ise farkına bile varamıyorsunuz. Daha sonra siz internet şubesine girmek için bankanın sayfasındaki bağlantıya tıklayınca, aslında daha önceden açılmış ve arka planda çalışan sahte site ekrana geliyor. Siz de farkında bile olmadan tüm bilgilerinizi buraya giriyorsunuz.

İpucu: İnternet üzerinden herhangi bir bankacılık işlemi yapmadan önce web tarayıcınızı kapatıp tekrar açın. Böyle yaparsanız internet dolandırıcılarının yeni yöntemini boşa çıkarmış olacaksınız. Çünkü arka planda açılmış olan bir web sitesi olsa bile, siz tarayıcıyı kapatınca otomatik olarak kapanacaktır.

Güvenli Internet bankacılığının püf noktaları

Siz ne kadar bilgili ve donanımlı olursanız, internette o kadar güvenlidir. Aşağıdaki kurallara uyarak internet bankacılığının güvenli tarafında yerinizi almanız mümkün

28 Aralık 2011 Çarşamba

Şuanda cebinizdeki delikten bile düşebilen Hard Diskiniz 1956'da nasılmış?

Şuanda cebinizdeki delikten bile düşebilen Hard Diskiniz 1956'da nasılmış?

Türkiye’nin ilk özgün yarış otomobili: VOLKICAR

Türkiye’nin ilk özgün yarış otomobili: VOLKICAR Projesi, geliştirme çalışmaları ve üretimi, Türkiye’nin ralli efsanesi Volkan Işık tarafından gerçekleştirilen safkan yarış otomobili Volkicar gün ışığına çıktı. Volkicar, küçük yapısına karşın güçlü motoruyla yüksek performansı garantilerken, Türk motorsporları tarihinde dönüm noktası olma iddiasını taşıyor. Türk motorsporları tarihinin uluslararası alanda en başarılı ralli pilotu unvanını taşıyan Volkan Işık, Türkiye’nin ilk özgün yarış otomobiline imza attı. VOLKICAR adını taşıyan yarış otomobili, tamamen Türk mühendisliğiyle tasarlanırken, geliştirme çalışmaları Volkan Işık ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. İlk taslaklarından üretim aşamasına kadar yaklaşık 2 yıllık bir çalışmayla ortaya çıkarılan VOLKICAR’ın ilk versiyonu V1 logosunu taşıyor. Volkan Işık’ın başardığı ilklerden biri de, Türkiye’de lastik geliştirme alanında yer alan ilk pilot olması... Dünyada, otomobil sporu bir reklam mecrasından çok bir bilgi kaynağı olarak görülüyor ve araştırma-geliştirme amacıyla kullanılıyor. Türkiye’de bu sporun bugüne kadar var olmayan bu yönünü vurgulamak Volkan Işık için kişisel bir hedef oldu. Bu amaçla Lassa’nın projesinde yer aldı. Lassa’yla ilk önce asfalt lastiğiyle başlayan çalışmalar, 2002 yılında Türkiye’nin FIA onaylı ilk asfalt lastiğinin üretimine yol açtı. Daha sonra 2003’te toprak lastiği üretildi. 2004’te proje daha da genişletilerek diğer lastik çeşitlerinin de üretimine başlandı. Yarışlarda elde edilen bilgi, ekonomik bir değer olarak bir Türk şirketi tarafından uygulanabilir hale geldi. Tıpkı dünyadaki örmekleri gibi... Şu anda 14" ile 17" arasında değişik ebatlarda lastik üretiliyor ve sürekli geliştiriliyor. Volkan Işık, Lassa’yla birlikte dünyaya satılacak yeni bir ürün yaratırken aynı zamanda Lassa’nın lastik mühendisleriyle çalışarak, sürekli denemeler yaparak ve Lassa Rally Team’in yarış tecrübesinden faydalanarak daha yüksek performanslı lastikler üretilmesine katkıda bulunmaya devam ediyor. VOLKICAR

AKILLI TELEFONLAR

İngiltere'deki yayıncılık ve telekomünikasyon düzenleme kurumu Ofcom tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, akıllı telefon kullanan gençlerin yarısından çoğu telefonlarına bağımlı olduklarını ifade ediyor.

Financial Times gazetesinin haberleştirdiği araştırmanın öne çıkan bazı sonuçları şöyle: "Gençlerin yüzde 47'sinin akıllı telefonu var. Bu grubun yaklaşık yüzde 60'ı kendilerini 'bağımlı' olarak tanımlıyor ve yüzde 71'i telefonlarını sürekli açık tutuyor."

Araştırmaya göre, gençler cep telefonlarını hala en çok arama yapmak ve kısa mesaj atmak için kullanıyor. Ancak müzik dinlemek, fotoğraf çekmek, oyun oynamak ve sosyal paylaşım sitelerini ziyaret etmek de akıllı telefonların sıkça kullanılan uygulamaları arasında yer alıyor.

Rapora göre İngiltere'de yetişkinlerin üçte biri de akıllı telefon kullanıyor. Raporda yetişkinler arasında en yaygın markanın hala Apple'ın ürettiği iPhone olduğu ama gençler arasında Blackberry'nin tercih edildiği belirtiliyor.

2010 yılı Aralık ayı verilerine göre akıllı telefonlardan en fazla ziyaret edilen internet sitesi ise 43 milyon saatle sosyal paylaşım sitesi Facebook.
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.

24 Aralık 2011 Cumartesi

:)

Hayata Dair !

Yediklerimiz değil hazmettiklerimiz bizi güçlü yapar. Kazandiklarımız değil, biriktirdiklerimiz bizi zengin yapar. Okuduklarımız değil, hatırladıklarımız bizi bilgili yapar. Başkalarına verdigimiz ögütler değil, bizzat uyguladıklarımız bizi insan yapar..."

23 Aralık 2011 Cuma

İSTANBUL

j.Lennon

16 Aralık 2011 Cuma

Hayal Dünyası!

Salvador DALİ

Sergide 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından Salvador Dali'nin, 'İlahi Komedya', 'Sürrealizm İzleri', 'Gala ile Akşam Yemeği' adlı 3 ayrı başlıktaki eserleri yer alacak. Tophane-i Amire'de gerçekleştirilecek bu etkinlik 23 Aralık 2011'de başlayacak ve 26 Şubat 2012 tarihinde sona erecektir.

13 Aralık 2011 Salı

Ne geçmişe saplanıp kalacaksın, Ne geleceğin düşlerini kuracaksın.. Ömür dediğin şu andır, Onu da hakettiğin gibi yaşayacaksın! .. Can Yücel

12 Aralık 2011 Pazartesi

SEVEREK ANLAYACAKSIN...

Aradığın şey o kitaplarda değil, aradığın şeyi okuyarak bulamazsın... Sende eksik olan şeyi gözlerinle tamamlayamazsın... Aradığın şeyi Dünya’da arayacaksın, aradığın şeyi yüreğinle bulacaksın... Dünya’da ki tüm kitaplar, tüm hesaplar, akıl oyunları, sayfalarca laflar, sevginin yerini tutmaz... Okuyarak öğreneceksin ama SEVEREK ANLAYACAKSIN... Ş.TEBRİZİ

ATATÜRK

Atatürk öldüğünde 26 yaşındaydım,o gün Atatürk öldüğünde insanlar nasıl ağlıyorduysa bugünde insanlar öyle sevmeli.Özellikle Türk kadınları Atatürk'ü unutmamalı.Çünkü ben tramvaylarda kadınların perde arkasında başka bir yerde oturdukları zamanlarıda gördüm.Kadınlar bugün sahip olduklarının kıymetini bilmeli.(Bunu 100 yaşında ki 2 dünya savaşı bir çok lider görmüş Profilo nun sahibi Bay Grünberg söylüyor)

10 Aralık 2011 Cumartesi

FURUIT

Allah der ki; Kimi benden çok seversen onu senden alırım... Ve ekler : "Onsuz yaşayamam" deme, seni onsuz da yaşatırım. Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur, aklın şaşar. Dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya. Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur... "Düşmem" dersin düşersin, "Şaşmam" dersin şaşarsın. En garibi de budur ya, "Öldüm" der durur, yine de yaşarsın..
Cömertlikte yardım etmede akar su gibi ol, Şefkat ve merhamette günes gibi ol, Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol... Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol, tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol, Hoşgörülükte deniz gibi ol, ya oldugun gibi görün, ya göründügün gibi ol....

8 Aralık 2011 Perşembe

Izlendiginizi Biliyormusunuz

Şu anda ABD, cep telefonu kullanıcılarını telaşlandıran bu skandalla çalkalanıyor. Android işletim sistemi için uygulama geliştiren yazılımcı Trevor Eckhart, Carrier IQ yazılımının telefondaki her hareketi her bilgiyi kayıt ettiğini fark etti. Eckhart'ın bulduğu bu açık, gündeme bomba gibi düştü ve pek çok soruşturma başladı.

TELEFONUN YÖENTİMİ ONUN ELİNDE
Eckhart yayınladığı görüntülerde Carrier IQ'nun, cep telefonunda basılan tuşların nasıl kaydettiğini gösterdi. Eckhart, teste başlamadan önce telefonu fabrika ayarlarına döndürdü. Görüntülerde bir packet sniffer (korsan paket) yoluyla, cihaz uçak modundayken (hatsız tercih), basılan sayısal tuşların ve gelen metin mesajlarının nasıl kaydedildiği görülüyor.

Bunun ardından telefonu Wi-Fi ağına bağlayan Eckhart, Google web sitesini açıyor. Eckhart fiziksel konumunu paylaşmamayı tercih etse de Carrier IQ'nun yazılımının bunu kaydetmesini engelleyemiyor. Eckhart, "Carrier IQ'nun bu dizileri kablosuz ağımda 3G olmadan, HTTPS üzerinden okuyabildiğini görüyoruz" d
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.

6 Aralık 2011 Salı

Cümleler Doğrudur Sen Doğru İsen, Doğruluk Bulunmaz Sen Eğri İsen.. YUNUS EMRE

5 Aralık 2011 Pazartesi

We still think different

3 Aralık 2011 Cumartesi

Uluslararası Evlilik Sembolleri !

systematizer34 sent you a video: "VID-20111202-00010"

YouTube help center | e-mail options | report spam

systematizer34 has shared a video with you on YouTube:

metrocity yilbasi etkinlikleri
© 2011 YouTube, LLC
901 Cherry Ave, San Bruno, CA 94066

1 Aralık 2011 Perşembe

MUTLULUĞU ERTELEMEYİN !

Microsoft 365 i Ücretsiz Kullanın

Office 365 Türk kullanıcılara önümüzdeki 5 aylık süreçte ücretsiz sunulacak. Microsoft’un yeni Office projesi Office 365 dün itibarıyla satışa çıktı. Bulut tabanlı bir kullanım sunan Office 365’in deneme sürümü de İngilizce olarak yayınlandı. Türkiye’deki kurumların 30 Kasım’dan itibaren İngilizce olarak deneyebileceği Office 365, Microsoft’un bilinen Exchange Online, SharePoint Online ve Lync Online gibi e-posta, iletişim ve birlikte çalışma yazılımlarının bulut sürümlerini Office Professional Plus masaüstü paketi ile bir araya getiriyor. Programın Türkçe sürümünün yayınlaması ne kadar zaman alır bilinmez, ancak Office 365 Türk kullanıcılara önümüzdeki 5 aylık süreçte ücretsiz olarak sunulacağını da belirtelim. Her ölçekteki şirket için farklı hizmet paketleri sunan Office 365, KOBİ’lere yönelik de çözümler getiriyor. Bu kapsamda Office 365 ayrıca KOBİ’ler için SharePoint ile temel web sitesi yayınlama hizmeti de içeriyor. Bulut üzerinden 25 GB e-posta kutusu, e-postalara, takvime ve kişilere mobil cihazlardan erişim gibi fırsatlar sunan Office 365 ile birlikte gelen Lync çözümü de kurumlara anlık mesajlaşma, ses ve video konferansı ile çevrimiçi toplantılar gerçekleştirme imkanı sunuyor. Çalışanların şirkete çeşitli yollardan bağlanmalarına yardımcı olan Office 365, bulut tabanlı hizmetleri çalışanların her gün kullandıkları araçlarla birleştiriyor. Office 365, sıkı güvenlik desteği ve yüzde 99,9 çalışır durumda kalma süresi ile Hizmet Düzeyi Sözleşmesi garantisi de sunuyor.

on the road

Beat Kuşağı akımının kurucusu ve “Yolda (On The Road)” adlı kült romanın yazarı Kerouac, 20 yaşındayken yazdığı, “The Sea is My Brother” adlı ilk eserinde denizci olarak geçirdiği yıllarını anlatmıştı. Kitabın editörlüğünü üstlenen Dawn Ward, eserin Kerouac'ın yazma sürecini nasıl geliştirdiğini gösterdiği için özel bir öneme sahip olduğunu açıkladı. Kerouac'ın birkaç mektubunda sözünü ettiği romanın kayıp olduğu düşünülüyordu.

Yazarın, arkadaşı Sebastian Sampas'a yazdığı mektuplardan oluşan eser, kayınbiraderi tarafından Kerouac'ın arşivinde bulunmuştu. 1922 yılında doğan Kerouac, genç yaşta yazmaya başlamış, meslek olarak yazarlığı seçmeden önce spor muhabirliği, inşaat işçiliği ve denizcilik yapmıştı. “The Town and the City” adlı ilk kitabını 1950'de yayımlayan Kerouac'ın en etkili ve ünlü kitabı “On the Road” adlı eseriydi.

Kerouac, ABD'yi baştan başa dolaşmak için çıktığı yolculukta başından geçenleri ve arkadaş çevresini anlattığı romanını sadece üç haftada tamamlamıştı. Kerouac, şair Allen Ginsberg ve William Burroughs'un da aralarında bulunduğu bir grup yazar tarafından kurulan Beat Kuşağı akımının sesi olarak ün kazanmıştı. 1969 yılında 47 yaşındayken hayata veda eden Kerouac'ın yayımlanmış diğer eserleri arasında “Visions of Cody”, “Visions of Gerard”, “Big Sur” ve “The Subterraneans” bulunuyor. (AA)

28 Kasım 2011 Pazartesi

Hacker Yılı

IBM'in internet güvenliği araştırma grubu X-Force'un 2011 yılının ilk yarısına ilişkin Global Tehdit ve Risk Trendleri raporuna göre akıllı telefon dünyasındaki kullanım yaygınlığı hacker'ların dikkatini bu alana çekti
Mobil sistemlerdeki atak sayılarının bu yıl, 2010'a göre 2 katına çıkacağını öngören raporda, "Atak sayısı azalmasına rağmen kritik açık sayısında 3 kata varan artışlara rastlanıyor. Atakların en önemli hedefi de mali kazanım elde etmek. Bu nedenlerle 2011 yılını 'Güvenlik İhlalleri Yılı' olarak ilan ettik" denildi.
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.

26 Kasım 2011 Cumartesi

Dün için pişman olma, yarın için kaygılanma, bugünü yaşa. Bugünü sanki en son gününmüş gibi yaşa! Unutma ki, yarın bugüne “dün” diyeceksin. Tıpkı dün, bugün için “yarın” dediğin gibi...

Dünyayı Düzeltmek !


Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra Pazar sabahı kalktığında, bütün haftanın yorgunluğunu çıkartmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün evde oturup tembellik yapacağını düşündü. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu.
Baba oğluna söz vermişti; Bu hafta sonu onu parka götürecekti. Ama hiç dışarı çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim dedi.

‘Oh be kurtuldum en iyi coğrafyacı bile bu haritayı akşama kadar düzeltemez’

Aradan 20 dk geçmeden oğlu babasının yanına koşarak geldi ve dedi ki ;
‘Baba haritayı düzelttim artık parka gidebiliriz. Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde hayretler içinde kaldı ve bunu nasıl yaptığını sordu? Çocuk şöyle cevap verdi;

Bana verdiğin resmin arkasında bir insan resmi vardı.

İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN, BÜTÜN DÜNYA DÜZELDİ.


Bu kısa hikayeden çıkaracağımız ders dünyayı düzeltmemiz için ilk önce kendimizi düzeltmemiz gerekir

2012 Maya Tableti

Son bulunan tablet de diğerleri gibi dünyanın sonu olarak aynı tarihi işaret ediyor
Meksika'nın Tabasco Eyaleti'ndeki Maya antik kenti Comalcalco'da yapılan kazılarda, 21 Aralık 2012'de dünyanın sonunun geleceğini yazan bir tablet daha ortaya çıktı.

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, 1300 yıl öncesine ait olduğu sanılan tabletin birkaç yıl önce bulunduğunu ve derinlemesine incelendiğini açıkladı.

ABD'deki Teksas Üniversitesi'nde çalışan Maya uzmanı David Stuart ise tablette geçmiş zamanı belirten bir sembol olmadığını belirterek, "Bu tarihin geçmişe değil, geleceğe ait olduğuna inanıyorum" dedi.

Daha önce de Tortuguero kazı alanında dünyanın sonu olarak aynı tarihe işaret eden benzer bir tablet bulunmuştu.
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.

25 Kasım 2011 Cuma

ANKA UÇUŞTA..


TÜRKİYE'de tasarlanan İnsansız Hava Aracı ANKA, yapılan testlerde 6 saat havada kaldı. İlk defa otomatik pilot sistemiyle iniş-kalkış gerçekleştiren ANKA, önümüzdeki yıl Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilmeye başlanacak.

ANKA'nın testi TAI mühendisleri tarafından Eskişehir'in Sivrihisar İlçesi'ndeki Askeri Meydanı'nda önceki gün saat 09.35'e yapıldı. İnsansız hava aracı otopilot sistemi ile pistten havalandı. Toplam 6 saat süren uçuşta pilotsuz uçak 18 bin feet yani 6 bin metreye tırmandı. Uçuş sırasında 240 farklı test başarıyla yapıldı.

Test çalışmalarının ardından ANKA saat 15.35'te yine otopilot sistemi kullanılarak Sivrihisar'a sorunsuz indi. Yapılan testler sırasında ANKA, kızılötesi çekim yapabilen ve ASELSAN tarafından imal edilen yerli FLIR kameranın aynı boyut ve ağırlığına sahip sistemi burnunda taşıdı. Önümüzdeki günlerde devam edecek testlerde ANKA havada 24 saat kalışı ve gerçek FLIR kamera sistemi denenecek. Testlerin son aşamasının Güneydoğu'da yapılması planlanıyor.

TAI tarafından tasarlanan ANKA insansız hava aracının teslimatlarının Nisan 2012'de başlaması planlanıyor. İsrail'den alınan Heron'ların yerine kullanılacak ANKA, 10 bin metreye yükselebilecek. Saatte 203 kilometre hıza sahip pilotsuz uçak, 200 kilogram 'faydalı' yük taşıyabiliyor. Burnundaki özel kamera sistemi ile çektiği görüntüleri 200 kilometre menzilde ana merkeze aktarabiliyor.

ANKA'nın önümüzdeki yıllarda geliştirilecek farklı modelleri ile SATCOM uydu haberleşmesi ve SIGINT olarak adlandırılan sinyal istihbaratı yani cep telefonu, telsiz dinleme gibi görevlerde kullanılması da planlanıyor.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile 2004'te imzalanan anlaşmaya göre TAI üç ANKA hava aracı ve tüm yer sistemleri geliştirerek Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edecek.

Suriye İle İlişkiler Kafa Karıştırıyor !