Blog Listem

31 Mart 2012 Cumartesi


AndroidDevDaysWebsitesiTikla

http://www.iyiliksampiyonasi.com/

http://www.iyiliksampiyonasi.com/

10.000 Kadın Aranıyor !

10.000 Kadın, küresel finansal hizmetler firması Goldman Sachs tarafından 2008 yılında başlatılan ve şu anda dünyada 22 ülkede yürütülen bir sosyal sorumluluk projesidir. Amaç dünya çapında işini kurmuş fakat yeterli imkanlardan yoksun 10.000 kadına girişimcilik ve işletme eğitimleri vererek kadınların işlerini büyütmelerine destek olmak, dolayısıyla paylaşımcı ekonomik büyümeyi güçlendirmektir.
10.000 Kadın, dünyada 70’ı aşkın akademik kurum ve sivil toplum kuruluşundan oluşan bir ağ tarafından yürütülmektedir. Financial Times’ın dünyanın en iyisi saydığı 10 işletme okulundan 7’si de dahil olmak üzere 37’yi aşkın lider işletme okulu 10.000 Kadın projesinde yer almaktadır.
10.000 Kadın Türkiye Programı, Özyeğin Üniversitesi ve Goldman Sachs Vakfı işbirliği ile 2009 yılında hayata geçmiştir. 4 yıl sürecek projenin temel hedefi, işlerini büyütme potansiyeline sahip 400 kadına işletme ve yöneticilik eğitimleri vererek işlerini büyütmelerine destek olmaktır. Programın diğer hedefleri şöyle sıralanabilir:
  • Kadınlara işletme ve yöneticilik eğitimleri vererek paylaşımcı ekonomik büyümeyi desteklemek
  • Kadınların işlerini büyüterek yeni iş alanları yaratmasına ve ailelerine, toplumlarına ve uluslarına daha fazla zenginlik kazandırmalarına yardımcı olmak
  • Yüksek kaliteli işletme eğitimi almamış girişimci kadınların kapasitelerini arttırmak ve onları güçlendirmek
  • Mezunlara ağ oluşturma, mentörlük ve koçluk hizmetleri sunarak onları birer küresel oyuncu olma yolunda desteklemek
Eğitim programı, işini yönetebilmesi için gerekli olan düzgün bir işletme eğitimini alamamış kadınların konu ile ilgili tüm eksiklerini kapatmayı hedefleyecek şekilde düzenlenmiş 6 modülden oluşmaktadır. 3 dönem halinde yıl içine yayılan tüm eğitimler burslu olarak verilmekte ve katılımcılardan ücret talep edilmemektedir.
Bugüne dek 168 kadın girişimcinin eğitim aldığı 10.000 Kadın Girişimci Programı‘nın bu üçüncü yılında 120kadına daha eğitim verilmesi planlanmaktadır.
Eğitim Programı:
  • Girişimciliğin Temel İlkeleri
  • Pazarlama ve Satış
  • Süreç Yönetimi ve Organizasyonel Planlama
  • Muhasebe ve Finans
  • Sermayeye Erişim
  • İş Planı Geliştirme ve Değerlendirme
Eğitimler her katılımcıya program süresince sağlanacak dizüstü bilgisayarlar desteğinde gerçekleştirilmektedir ve eğitim dili Türkçe’dir. Dersleri Özyeğin Üniversitesi akademisyenlerinin yanısıra kendi alanında uzman profesyonel danışman/eğitmen ve konuk konuşmacılar vermektedir.
Eğitimler Özyeğin Üniversitesi Altunizade kampüsünde verilmektedir.
Günümüzde pek çok iş kadını; mentorlar, ağlar, danışmanlık ve diğer önemli destek hizmetlerinden yoksundur. Program kapsamında başarılı olarak sertifika almaya hak kazanan her kadın girişimci, mezun olduğu günden itibaren en az bir yıl süre ile izlenmekte ve işini büyütmesinde kendisine gerekli olan mentorluk ve koçluk hizmetleri sağlanmaktadır.
KOSGEB hibe ve kredilerinden mezunlarımızın faydalanması için her sene gerekli çalışmalar yapılmaktadır.
3. Yıl Program Takvimi:
  • Başvuru dönemi: 16 Nisan 2012’ye kadar
  • Başvuruların değerlendirilmesi ve adayların seçimi: Nisan – Mayıs 2012
  • Eğitimlerin verilmesi:
    • 1. Grup Katılımcılar: Haziran – Eylül 2012
    • 2. Grup Katılımcılar: Ekim 2012 – Ocak 2013
    • 3. Grup Katılımcılar: Ocak – Nisan 2013

30 Mart 2012 Cuma

Doğa Yürüyüşü Ankara | Doğada Yürüyüş Teknikleri

Doğa Yürüyüşü Ankara | Doğada Yürüyüş Teknikleri

26 Mart 2012 Pazartesi

Yedi Karanfil



Uyan sunam

http://www.youtube.com/watch?v=iLKLDXJ3orI

24 Mart 2012 Cumartesi

Kişiselleştirmemeyi öğrenmek!

İnsanlar tecrübeleri oranında değil tecrübelerinden aldıkları dersler oranında olgundurlar. (BERNARD SHAW) Bir kaç yıl önce, Arjantin, Brezilya ve Paraguay sınırlarının kesiştiği bölgede dünyanın en ünlü şelaleleri arasında yer alan Iguazu Şelaleleri’ni ziyaret ediyorduk. Uzaktan çok yakınmış gibi görünen Şeytan Boğazı’nın dibine doğru yürürken, dökülen sulardan gelen damlalar hepimizi sırılsıklam yapmıştı. Suyun karşı konulmaz gücü, yüzümüze çarpan damlalar, gözlerimizde parlayan güneş ve etrafımızda uçuşan kelebeklerle bambaşka bir dünyadaydık sanki. Bu yürüyüş sırasında bizi saran suyun gürültüsünden başka hiç bir şey duymuyor kalabalık içinde olmamıza rağmen hepimiz kendimizden başkasını hissetmiyorduk. Bir an şelalenin bizi alıp yutacağını ve içinde kaybolacağımızı düşündüm. Şelaleleri gezdikten sonra yaptığımız uçak yolculuğunda şelaleleri başka bir perspektifden görme imkanı buldum. Bulutların üzerinden bakıldığında dünya çok büyük, şelaleler ise onun çok küçük bir parçası olarak gözüküyordu. En ucuna doğru yürürken, uğultusundan başka bir şey duyamadığım, beni alıp yutacakmış duygusuna kapıldığım ve çok küçük bir kısmını algıladığım Şeytan Boğazı, uçaktan baktığımda birden çok küçük gelmişti bana. Bu yolculuk bana dünyanın doğa harikalarından birini yakından tanımanın yanında, hayata farklı bir bakış açısıyla bakma yolunda önemli bir farkındalık kazandırdı. Yakından baktığımda ürkütücü gözüken problemlerin, farklı ve geniş bir açıyla bakıldığında aslında o kadar büyük ve çözümsüz olmadığını fark ettim. Kendi açımdan hayatıma biraz daha denge ile bakabilmeyi, makro ile mikroyu birleştirebilmeyi deneyimlemiştim. Çoğunlukla bizi inciten durumları elimizde olmadan kendimiz yaratıyoruz. Sonra da farkında olmadan yarattığımız durumdan dolayı kendimizi keşkelerle suçluyoruz. “Yapmasaydım”, “Şimdi söylemeseydim”lerle hayatımızı zorlaştırıyor ve yaşanan sorunları olduğundan daha büyük görüyoruz. Hayata bakış açısının insanın kendi makro ve mikro dengesini kurmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bir kişinin söylediği bir sözü veya yaptığı bir hareketi nasıl dinleyeceğimiz, yorumlayacağımız veya yanıt vereceğimiz bizim kendi deneyimimize bağlıdır. Hayatta incinmelerin ve hayal kırıklarının olması doğaldır. Her hayal kırıklığını ve incinmeyi Şeytan Boğazı’nın yanında gibi algılarsak o sorunların içinde kaybolur ve boğuluruz. Oysa yaşananlara, kişiselleştirmeden farklı bir bakış açısıyla biraz yukardan baktığımızda, o kadar da büyük olmadığını ve çözülebilir olduğunu görme şansımız olabilir. Zaman zaman durup kendimize “Ben Nerdeyim?” sorusunu sormamız gerekiyor. Yaşadığımız sorunlara çözüm bulmamız için o sorunlara nerden baktığımız önem kazanıyor. Eğer Şeytan Boğazı’nın kenarında sorunlarımıza bakıyorsak bir süre sonra sorunun girdabına kapılıyor, ondan başka bir şey düşünemez hale geliyoruz. Bu durumda tek bir problem olarak başlayan sorunlar bizi içine alıyor ve katlanmaya başlıyor. Hayatımıza biraz yukarıdan ve tarafsız olarak baktığımız zaman belli kararları ve seçimleri neden yaptığımızı sorgulamaya başlıyoruz. Burada önemli olan kendi sorularımıza verdiğimiz cevapların bizi rahatsız edip etmediği. Eğer ediyorsa hala Şeytan Boğazı’nın kenarında duruyoruz demektir. Verdiğimiz cevaplar bizi rahatsız etmiyorsa o zaman hayatımızda dengeyi yakalamış ve kendi kendimizin en iyi arkadaşı olmuş oluruz. Hayatımıza uçaktan bakmayı öğrendiğimizde kişiselleştirmemeyi de öğreniyoruz aslında. Uçaktan bakmak o kadar kolay değil. Hayatta işler her zaman iyi gitmiyor. Hepimizin kötü günleri var. Kötü günlerimiz çoğaldıkça daha çok savunmaya geçiyor ve şelalenin korkuluklarına daha sıkı tutunuyoruz. Olayları kişiselleştirmemeye başladığımızda incinme ve hayal kırıklıklarını da en aza indirmiş oluyoruz. Şeytan Boğazı’nın kenarında olsak bile dünyanın sonu olmadığını hatırlayalım yeter. Yazar Hakkında: Ayşegül Güngör

21 Mart 2012 Çarşamba

GENÇ GEZGİNLER AKLIN NEREDE KALDI FOTOĞRAF YARIŞMASI BAŞLIYOR.SİZDE KATILIN

Katılman için işte 

yapman gerekenler!


  • Çektiğin en güzel 3 fotoğrafını seç ”Başvuru” sayfasından bize ulaştır.
  • Eğer gönderdiğin bir fotoğraf ilk aşamayı geçerek ilk 100 fotoğraf arasına girerse senin için Facebook’ta beğeni toplama yarışı başlasın!
  • En çok beğeniyi sen topla, bir daha gezme şansı yakala. İnterrail biletlerinden yurtdışı kamplara kadar pek çok şans seni bekliyor.


SPONSOR: GENÇTUR
Yarışma Hakkında

20 Mart 2012 Salı

Darüşşafaka

18 Mart 2012 Pazar

Çanakkale İçinde !


7 Mart 2012 Çarşamba

Dünya !

İlk günden alıştığımız emektar aydınlık, Anne yüzünde, dost yüzünde, evlat yüzünde; Her sabah başlayan şeye doymadık, Düşümüz gerçeğimiz ne varsa yeryüzünde. Gökyüzü belledik şu ürperen maviliği, Başımız darda kalınca el açtığımız yer; Gökyüzüdür avutan akıllıyı deliyi, Gökyüzünde bulutlar uçurtmalar ümitler. Her mevsimiyle insanı ayrı ayrı saran, Bunca güzelliği nasıl koyup gideceğiz; Yaman çalacak o çalmayası saat yaman, Geçmiş ola bir kez yumuldu mu gözlerimiz

6 Mart 2012 Salı

KAFES

İnsan vardır dört duvar arasında hapis kalır, İnsan vardır tel örgüler arkasında hapis kalır, İnsan vardır parmaklıklar ardında hapis kalır Ve insan vardır kendi teninde hapis kalır. En zoru hangisi sence? Sen en iyisi tüm engelleri unutup, Kendi ruhunda özgür kal. O zaman hiçbir şey zihnindeki özgürlüğü kısıtlayamaz...

5 Mart 2012 Pazartesi

Bulantı !

Biliyorum. Bana tutku verecek herhangi bir şeye ya da kimseye artık rastlamayacağımı biliyorum. Birisini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum.. Jean Paul Sartre - Bulantı

3 Mart 2012 Cumartesi

Marangoz sizsiniz.

Marangoz sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. “hayat bir kendin yap tasarımıdır” demiştir biri. Bugün yaptığınız davranış ve seçimler,yarın yaşayacağınız evi kurar. Öyle ise onu akıllıca kurun. Unutmayın. Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemişsiniz gibi sevin. Kimse izlemiyormuş gibi dans edin.

Yine de keyifli bir gün

Yine de keyifli bir gün Taze sıkılmış ruhum, bayatlamış bahanelerim Çilekli dondurma ile televizyon seyrederim Derken bir film başlar, içinde kendimi ararım Kahramanları herkes sever, bense sıradan bir adamım En heyecanlı yerinde filmin, telefon çalar, sevgilimdir Merak ettiği tek şey özleyip özlemediğimdir Yine de keyifli bir gün Balkona atarım kendimi, dolunay değiştir beni Öyle derine dalayım ki, kabarcıklar bile gözükmesin Derken bir yıldız kayar, tutsam bile elim yanar Ruhumu çeker medcezir, geri vermezse işime gelir İnsan bazen kaybolmak ister, kendi kendine kalmayı özler Hayaller kurmayı sever, gerçekler bazen az gelir Bu dünya bazen dar gelir, bu hayat boş gelir Yine de keyifli bir gün..REDD

2 Mart 2012 Cuma

"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır." - BERTRAND RUSSELL

29 Şubat 2012 Çarşamba

Cin Atasozu

"Bir saatliğine mutlu olacaksanız, şekerleme yapın

Bir günlüğüne mutlu olacaksanız, balık avlamaya gidin

Bir aylığına mutlu olacaksanız, evlenin

Bir yıllığına mutlu olacaksanız, bir servete konun

Tüm yaşam boyunca mutlu olacaksanız, işinizi sevin…"

Çin Atasözü


Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.

25 Şubat 2012 Cumartesi

Robin Sharma

Güzel şeyleriniz olsun ama onların tutsağı olmayın. Onlara sahip olun ama size sahip olmalarına izin vermeyin. Yaşamınızın en temel hedeflerini, potansiyelinizin zirvesine erişmek, başkalarına hizmet etmek, başkalarının yaşamlarında fark yaratmak, kendinizden daha önemli şeyler için yaşamak olarak belirleyin. Başarı güzeldir ama bu oyunun asıl adı anlamdır. ROBIN SHARMA